E-Katalog

Ürün Kataloğu

Çelik Yapılar Çelik demir ve karbonun belirli oranlarda birleşerek oluşturduğu bir alaşımdır. Bu alaşımda karbon miktarı ağırlıkça 0.2 ila 2.1 oranlarında değişmektedir. Bu oran ...

Çelik Yapılar

Çelik demir ve karbonun belirli oranlarda birleşerek oluşturduğu bir alaşımdır. Bu alaşımda karbon miktarı ağırlıkça 0.2 ila 2.1 oranlarında değişmektedir. Bu oran çeliğin derecesini belirler. Çeliğin yapısında karbona ilaveten silisyum, alüminyum, bakır, manganez, krom, vanadyum ve tungsten de bulunabilir. Bu maddeler demir atomların arasında yer alarak kristal yapılarında yeni bir tür bağ oluşmasını sağlar ve demir atomlarının birbiri arasından kaymasını engeller. Bu, oluşan yeni yapının daha sert ve darbelere daha dayanıklı olmasını sağlar. Söz konusu atomların alaşımdaki miktarı çeliğin sertlik, yumuşaklık ve gerilme direncini belirler.

Çelik Yapılar Bugün herkesin bildiği gibi çelik, tüm metaller arasında endüstriyel kullanıma uygunluk açısından ilk sıralarda yer almaktadır. 1700'lü yılların sonunda yaygınlık kazanmaya başlayan çelik yapılar kısa süre içinde endüstrinin göz bebeği haline gelmiştir. Çelik kirişler kullanmak yüksek gökdelenler ve daha dayanıklı köprüler inşa etmeyi mümkün hale getirmiştir. İngiltere'deki Britannia köprüsü ilk çelik yapılardan bir tanesidir.

Özellikle 20. Yüzyılın sonlarında elektrikli fırınların faaliyete geçmesiyle dökme çelik üretimi popüler hale gelmiştir. Bu zamandan günümüze kadar geçen süre içinde çelik yapıların yaygınlık kazanması ile çelik taşıyıcılı sistemlerin hesaplamaları geliştirilmiş, bulunan yeni kaynak yöntemleri çeliği yapılar için vazgeçilmez bir öneme kavuşturmuştur. Çelik kaynağı için en çok kullanılan teknikler örtülü elektrot, Toz altıKaynağı, MIG Kaynağı, TIG Kaynağı ve Plazma kaynaklarıdır.Özellikle 20. Yüzyılın sonlarında elektrikli fırınların faaliyete geçmesiyle dökme çelik üretimi popüler hale gelmiştir. Bu zamandan günümüze kadar geçen süre içinde çelik yapıların yaygınlık kazanması ile çelik taşıyıcılı sistemlerin hesaplamaları geliştirilmiş, bulunan yeni kaynak yöntemleri çeliği yapılar için vazgeçilmez bir öneme kavuşturmuştur. Çelik kaynağı için en çok kullanılan teknikler örtülü elektrot, Toz altı Kaynağı, MIG Kaynağı, TIG Kaynağı ve Plazma kaynaklarıdır.

Çeliğin Üstün Özellikleri

Çeliğin mekanik özellikleri her yerinde aynıdır. Ayrıca yüksek mukavemetli bir malzeme olduğundan demire nispeten daha küçük hacimlerde kullanılabilir. Dolayısıyla çelik yapılar daha hafiftir. Çeliğin çekme mukavemeti ve basınç mukavemeti birbirine eşittir. Deprem yükleri ve zemin oturmalarını karşılamak açısından üstün çözümler sunar. Çelik taşıyıcı elemanları büyük ölçüde atölyelerde hazırlanır. Şantiyeye yalnız montaj işleri kalır. Bu durum inşa süresini kısaltır. Ayrıca hava koşulları çelik için hemen hemen etkisizdir. Çelik yapılar montajı yapıldıktan sonra sökülse dahi yeniden kullanılabilir.

Çeliğin Sakıncalı Özellikleri

Yanıcı bir malzeme olmamakla birlikte, yüksek sıcaklık derecelerinde mukavemetinde hızlı bir düşüş meydana gelir. 6000 C' den sonra kullanılamaz hale gelir. Yangına karşı tedbirler alınması gereklidir. Paslanmaya karşı dayanıksızdır. Sürekli bakım gerektirir. Ancak boyama, betona gömme, korozyona dayanıklı özel alaşımlı çelik kullanma, vb. ile bu sorun çözülebilir. Asit, baz ve tuza karşı dayanıksızdır. Ses ve ısıyı iyi iletir, dolayısıyla yalıtım gerektirebilir. Yukarıda anılan tüm sakıncalı özelliklere karşı tedbirler mevcuttur ancak burada maliyetin artacağını unutmamak gerekir.